Gıda Etiketleme ile İlgili Yasal Düzenlemeler
14 Aralık 2025

Şeffaflık, Tüketici Hakları ve Güvenilir Üretim
Gıda etiketleri, tüketicilerin satın aldıkları ürünler hakkında doğru, açık ve yeterli bilgiye ulaşmasını sağlayan en temel araçlardan biridir. Etiketleme uygulamalarının hukuki bir zemine oturtulması; yalnızca tüketici sağlığının korunması açısından değil, aynı zamanda adil ticaretin sağlanması ve güvenilir üretimin desteklenmesi bakımından da kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle gıda etiketleme, Türkiye’de ve uluslararası alanda kapsamlı yasal düzenlemelere tabi tutulmuştur. Aynı zamanda her bir gıda etiketi, gıda işletmecileri açısından resmi ve bağlayıcı bir belge niteliği taşımaktadır.
Gıda etiketlemenin amacı ve temel ilkeler
Gıda mevzuatı açısından etiketlemenin temel amaçları; tüketicinin yanıltılmasının önlenmesi, gıdanın içeriğine ilişkin bilgilerin açık ve doğru şekilde sunulması, alerjenlerin ve besin değerlerinin şeffaf biçimde belirtilmesi ve ticaretin standartlaştırılarak eşit rekabet koşullarının sağlanmasıdır.
Bu kapsamda etiketlerin; açık, kolay anlaşılır, silinmeyecek şekilde hazırlanması ve hiçbir şekilde tüketiciyi yanıltıcı nitelik taşımaması evrensel bir ilke olarak kabul edilmektedir. Etiketleme yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda tüketiciyle kurulan güven ilişkisinin de temel unsurlarından biridir.
Türkiye’de gıda etiketleme mevzuatı
Türkiye’de gıda etiketlemesine ilişkin yasal çerçeve, başta 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu olmak üzere çeşitli ikincil mevzuat düzenlemeleriyle belirlenmiştir.
5996 sayılı Kanun; gıdanın üretiminden piyasaya arzına kadar tüm aşamaları kapsayarak etiketleme konusunda genel ilkeleri ortaya koymaktadır. Kanun uyarınca; gıdanın şekli, görünümü, ambalajı, kullanılan ambalaj malzemesi, tasarlanma ve sergilenme biçimi ile her türlü yazılı ve görsel iletişim yoluyla sunulan bilgilerin tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olması yasaklanmıştır. Ayrıca etiketlemenin izlenebilirliği sağlayacak şekilde yapılması zorunlu tutulmuştur.
Etiketlemeye ilişkin en detaylı düzenleme ise Türk Gıda Kodeksi Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği ile yapılmıştır. Bu yönetmelik kapsamında yayımlanan kılavuzlara uyum da ayrıca zorunludur. Yönetmelik uyarınca, etiketlerde asgari olarak aşağıdaki bilgilerin yer alması gerekmektedir:
- Gıdanın adı
- İçindekiler listesi
- Alerjen bileşenler
- Gerekmesi hâlinde bileşen miktarları
- Net miktar
- Son tüketim tarihi veya tavsiye edilen tüketim tarihi
- Muhafaza ve/veya kullanım koşulları
- Gıda işletmecisi veya ithalatçı bilgileri
- İşletme kayıt veya tanımlama işareti
- Gerekmesi durumunda kullanım talimatı
- Beslenme bildirimi
- Menşe ülke
- Parti numarası
- Hacmen %1,2’den fazla alkol içeren içeceklerde gerçek alkol derecesi
Bunun yanı sıra etiketlerde yanıltıcı görsellerin kullanılması, gerçeği yansıtmayan beslenme veya sağlık beyanlarına yer verilmesi ve tüketiciyi yanlış yönlendirebilecek ifadeler kullanılması yasaktır. Ürünün ticari markası ve pazarlama dili de mevzuata uygun olmak zorundadır .
İşletmelerin sorumlulukları ve uyum gerekliliği
Gıda işletmecileri ve ithalatçılar, etiketleme mevzuatına tam uyumdan doğrudan sorumludur. Etiket bilgilerinin mevzuata uygun düzenlenmesi, ürün içeriği ile etiket beyanının birebir örtüşmesi ve alerjen uyarılarının eksiksiz yapılması bu sorumluluğun temel unsurlarıdır.
Örneğin; “gluten” veya “sert kabuklu meyve” gibi genel ifadelerle alerjen bildirimi yapılması yeterli kabul edilmemekte, ilgili bileşenlerin mevzuata uygun şekilde açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Ayrıca güncel mevzuatın düzenli olarak takip edilmesi, değişikliklerin zamanında uygulanması ve etiketleme süreçlerinin gıda güvenliği yönetim sistemleriyle uyumlu şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Uzmanlık gerektiren bir alan: etiketleme süreçlerinde profesyonel yaklaşım
Gıda etiketleme; kapsamlı mevzuat bilgisi, sektörel deneyim ve düzenleyici otoritelerin beklentilerine hâkimiyet gerektiren bir uzmanlık alanıdır. Bu nedenle işletmelerin profesyonel danışmanlık alması veya alanında uzman personel istihdam etmesi; hem yasal risklerin en aza indirilmesi hem de marka itibarının korunması açısından kritik bir rol oynamaktadır.
Yanlış veya eksik etiketleme; ürün geri çağırmalarına, yüksek idari para cezalarına, ihracat süreçlerinde kayıplara ve kamuoyunda güven erozyonuna yol açabilmektedir. Uzman danışmanlık desteği; mevzuat değişikliklerinin zamanında takip edilmesi, teknik ifadelerin doğru kullanılması, beslenme ve sağlık beyanlarının hatasız hazırlanması, ithalat süreçlerinde mevzuata uyumun sağlanması ve resmi denetimlerin sorunsuz şekilde yürütülmesi gibi pek çok alanda işletmelere stratejik avantaj sunmaktadır.
Sonuç
Mevzuata aykırı etiketleme uygulamaları; ürün toplatma, idari para cezaları ve ticari faaliyetlerin durdurulması gibi ciddi yaptırımlarla sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle gıda etiketleme, yalnızca bir bilgilendirme aracı olarak değil; tüketici sağlığını, ticari dürüstlüğü ve gıda güvenliğini koruyan temel bir hukuki yükümlülük olarak ele alınmalıdır.
Türkiye’deki gıda etiketleme düzenlemeleri, uluslararası standartlarla büyük ölçüde uyumlu olup şeffaflık ve doğruluk ilkelerini esas almaktadır. İşletmeler açısından mevzuata uygun etiketleme yapmak; yasal bir zorunluluğun ötesinde, markanın güvenilir ve profesyonel bir üretici olarak konumlanmasına katkı sağlayan stratejik bir adımdır. Önümüzdeki sürecin etkin şekilde değerlendirilmesi, olası risklerin önüne geçmek açısından her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.
- Daha fazla bilgi için: +90 216 906 00 40
- info@karmalt.com

